ULUSLARARASI NAKLİYECİLER DERNEĞİNİN (UND) 25 EYLÜL 2026 TARİHİNDEKİ ZİYARETİ.

26 Eylül 2026
UND Kurulu Başkanı Şerafettin Aras ve beraberindeki heyet, 25 Eylül 2026 tarihinde güncel konuları değerlendirmek ve görüş alışverişinde bulunmak üzere Sarp Gümrük Kapısı ile Kaçkar Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünü ziyaret etmiştir. Ziyaret sırasında Bölge Müdürümüz Alp Giray konuşmasında, UND’nin dış ticaret işlemlerimizdeki stratejik, ekonomik ve ticari önemine dikkat çekmiş; göreve başlamasıyla birlikte hazırlıklarını son aşamaya getirdiği "Sarp’tan Bakarak Orta Koridoru Anlamak" başlıklı  çalışması hakkında değerlendirmelerde bulunmuştur.
Bölge Müdürümüz Alp Giray konuşmasında; uluslararası ticaret koridorlarının Çin ile Avrupa arasındaki klasik bir transit hattı olmaktan çıkarak ABD/G7 blokları ile Çin arasındaki jeoekonomik rekabet alanına dönüştüğünü vurgulamıştır. Sorumluluk ve görev alanımızın en kritik eksenlerinden biri olan Orta Koridor'un bu yarışın merkezinde yer aldığını belirterek; Batı bloğunun G7 öncülüğündeki PGII yatırımları ile Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Kazakistan’ın Gürcistan limanlarına (Poti ve Batum) yönelttiği stratejik hamlelerin önemine işaret etmiştir. Gürcistan'da şekillenen üçlü liman sistemi (Poti, Batum ve yapımı süren Anaklia Derin Deniz Limanı) ile birlikte bölgede yapılan bu yatırımların Türkiye açısından nasıl bir etkisi olacağı üzerinde düşünülmesi ve taşımacılığın ne kadarının Türk sınır kapıları kullanılarak aktarılacağı sorusunu iyi analiz edilmesi gerektiği dile getirilmiştir.
Bölge Müdürümüz Alp Giray, ticaret koridorlarındaki bu küresel rekabet ve dönüşüm sürecinde şu kritik hususların altını çizmiştir:
Sınır kapılarında yaşanan çok başlı ve dağınık idari yapılar yerine yetkilerin tek bir noktada, yani gümrük idaresinde toplanıldığı yeni ülke dış ticaret lehine bir sistemin yeniden düşünülmesi ve hayata geçirilmesi, hudut kapılarının fiziki kapasitelerinin artırılmasından daha da öncelikli ve önemli olan hususun, ticaret koridorları rekabetinin artık sadece "geçen TIR sayısı" ile değil; hudut ve gümrük işlemlerindeki çok başlılıktan arındırılmış, bekleme sürelerini minimuma indiren hızlı ve etkin süreçlerle ölçüldüğünün özellikle çok daha önemli olduğu vurgulanmıştır.